KENTSEL DÖNÜŞÜM

Deprem Risk Raporu

Bakanlık tarafından lisanslandırılan kuruluşumuz müttehitliğini üstlendiği binalardan ayrıca deprem risk raporu ücreti talep etmiyor. Ekiplerini kendi içinde barındıran Gürmar Yapı inşaat deprem risk raporu verilmesinden yıkım, projelendirme, binanın yeniden inşası ve iskanlı tapuların teslim edilmesine kadar tüm hizmetleri kendi bünyesinde vermektedir.

Binanızın bulunduğu bölgenin kentsel dönüşüm alanı ilan edilmesine gerek yok bireysel başvurularınızla 6306 sayılı kanun ile yerinde yenilenme ile kentsel dönüşüm avantajlarından faydalanılabilir, siz de yeni güvenilir binalara sahip olabilirisiniz.

Evlerinin afet riski taşıdığını düşünen vatandaşlarımız kentsel dönüşüm fırsatlarından yararlanarak evlerini yenilemek isterlerse bağlı bulunduğu belediyelere başvurup güncel imar durumunu aldıktan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın lisanslandırmış olduğu firmamıza başvuruda bulunabilirler. Bu kanun ile kat maliklerinden birisinin nüfus cüzdanı ve tapu fotokopisi ile lisanslı kuruluşlara başvurusu bu sürecin başlaması için yeterli oluyor.

Deprem risk raporu için başvuran kat malikinin hakları diğer kat maliklerine karşı Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümlerince korunuyor. Binanın risk tespiti için çoğunluk aranmazken yapım aşamasında 2/3 çoğunluk sağlanması istenmektedir. Bina ortak protokolü ile çoğunluk ile alınan karar sonrasında binanın yeniden inşası hızlıca gerçekleştirilmektedir.

Firmamız tarafından yapılan testler sonucunda binanızın riskli olduğu tespit edilirse kat sahipleri kentsel dönüşüm finanssal avantajlarından yararlanmaya başlayabiliyor. Burada önemli olan husus deprem risk raporunun firmamız gibi lisanslı kuruluşlar tarafından verilmesi. Bakanlık tarafından lisanslandırılmayan kuruluşlardan alınan raporlar bu kanundan yararlanmak için kullanılamaz. Vatandaşlar kafalarına takılan soruların cevaplarını alabilmek için ücretsiz bilgi danışma hattımızı arayabilirler. Bu hattın başında inşaat mühendislerimiz 6306 sayılı kanun ile ilgili bilgilendirme yapıyorlar.

Binalarımız inşa aşamasında ne kadar sağlam yapılırsa yapılsın betonun bir dayanım süresi vardır. Bu da takribi 30 yıldır. Kaldı ki bundan 15 yıl önce elle karılarak binalarımızın betonunun atıldığını düşünürsek asla homojen bir dağılım yapılamayacağı için beton kalitesi bir noktada c 15 iken bir nokta c 14 bir noktada belki de c 30 olacaktır. Bu da binanın olası bir deprem karşısında dayanıksız olmasına neden olabilir. Binanız 1999 deprem yönetmeliği öncesinde yapıldıysa, muhtemelen deprem yönetmeliğine göre yapılmamıştır. Yine riskli bina kapsamına alınması için bir neden olabilir. Sizin gözlemlediğiniz kolon ve kirişlerinizdeki kılcal çatlaklar, duvar çatlakları, ayrılmalar , binanın bir tarafa ağırlığını verip yatması riskli olabilme ihtimalini artıran unsurlardır.ancak binanızın resmi risk raporunu ancak bina üzerinde gerekli testleri yaparak verebiliriz.

Meydana gelen depremler sonrası yıkılan bir çok yapıdan alınan beton örneklerinin basınç dayanımlarının standartlarda öngörülen beton sınıflarına uymadığı belirlenmiştir. Yıkılmış yada ağır hasar görmüş yapılarda uygun nitelikte beton kullanılsaydı birçoğu ayakta kalabilirdi.

Tüm hakları saklıdır © 2014 Gürsan AŞ